Turkish

Gloss Citation Form Standardized Form
all bütün, tüm bütün, tüm
and ve ve
animal hayvan hayvan
ant karınca karïnǰa
apple elma elma
apricot kayısı kayïsï
April nisan nisan
arm kol kol
arrow ok ok
ash kül kül
August ağustos austos
autumn, fall sonbahar sonbahar
axe balta balta
back sırt, arka sïrt, arka
bad kötü kötü
bark (of a tree) kabuk kabuk
bear ayı ayï
beard sakal sakal
beaver kunduz kunduz
because çünkü čünkü
bee arı arï
big büyük büyük
birch huş ağacı huš aačï
bird kuş kuš
black siyah siyah
blind kör kör
blood kan kan
blue mavi mavi
boat tekne, kayık, sandal, gemi tekne, kayïk, sandal, gemi
bone kemik kemik
book kitap kitap
bow (weapon) yay yay
brain beyin beyin
bread ekmek ekmek
bridge köprü köprü
butterfly kelebek kelebek
camel deve deve
cat kedi kedi
center, centre, middle orta orta
cheek yanak yanak
cheese peynir peynir
chest göğüs göüs
chicken tavuk tavuk
child çocuk čoǰuk
chin çene čene
claw pençe, tırnak penče, tïrnak
cloud bulut bulut
cold soğuk souk
copper bakır bakïr
correct, right doğru dōru
cow inek inek
crane turna turna
crow, raven karga karga
cup fincan, bardak finǰan, bardak
daughter kız kïz
dawn şafak, tan šafak, tan
day gün gün
December aralık aralïk
deep derin derin
deer geyik geyik
dirt, soil, earth toprak toprak
dirty kirli kirli
dog köpek köpek
donkey eşek ešek
door kapı kapï
dream rüya rüya
dry kuru kuru
duck (bird) ördek ördek
dull (as a knife) kör, kesmez kör, kesmez
dust toz toz
eagle kartal kartal
ear kulak kulak
east doğu dou
egg yumurta yumurta
eight sekiz sekiz
eighty seksen seksen
elbow dirsek dirsek
empty boş boš
evening akşam akšam
eye göz göz
eyebrow kaş kaš
eyelash kirpik kirpik
face yüz yüz
far uzak uzak
fat (noun) yağ
father baba baba
feather tüy tüy
February şubat šubat
few az az
fifty elli elli
finger parmak parmak
fingernail tırnak tïrnak
fire ateş, yangın ateš, yangïn
fish balık balïk
five beş beš
flower çiçek čiček
fly (insect) sinek sinek
fog sis, duman sis, duman
foot ayak ayak
for için ičin
forehead alın alïn
forest orman orman
forty kırk kïrk
four dört dört
fox tilki tilki
Friday cuma ǰuma
frog kurbağa kurbaa
fruit meyve meyve
full tok, dolu tok, dolu
garlic sarımsak sarïmsak
goat keçi keči
god (generic term) tanrı, allah tanrï, allah
gold altın altïn
good iyi iyi
goose kaz kaz
grape üzüm üzüm
grass çimen, ot čimen, ot
gray, grey boz, gri boz, gri
green yeşil yešil
guts bağırsak, barsak baïrsak, barsak
hair saç sač
half yarım yarïm
hammer çekiç čekič
hand el el
he, she, it o o
head baş baš
heart kalp kalp
heavy ağır aïr
here burada burada
hill tepe tepe
honey bal bal
horn (of an animal) boynuz boynuz
horse at at
house ev ev
how nasıl nasïl
hundred yüz yüz
husband koca koǰa
I ben ben
ice buz buz
if eğer eer
iron (metal) demir demir
island ada ada
January ocak oǰak
July haziran haziran
June mayıs mayïs
kidney böbrek böbrek
knee diz diz
knife bıçak bïčak
lake göl göl
leaf yaprak yaprak
left sol sol
leg bacak baǰak
lightning şimşek šimšek
lion aslan aslan
lip dudak dudak
liver karaciğer karaǰier
long uzun uzun
louse bit bit
lung akciğer akǰier
lynx vaşak vašak
man (adult male) adam adam
many çok čok
March mart mart
mare kısrak kïsrak
May nisan nisan
meat et et
milk süt süt
Monday pazartesi  pazartesi 
money para para
moon ay ay
morning sabah sabah
most en en
mother anne anne
mountain dağ
mouse fare fare
mouth ağız aïz
name ad, isim ad, isim
narrow dar dar
navel, bellybutton göbek göbek
near, close yakın yakïn
neck boyun boyun
new yeni yeni
night gece geǰe
nine dokuz dokuz
ninety doksan doksan
north kuzey kuzey
nose burun burun
not değil deil
November kasım kasïm
now şimdi šimdi
October ekim ekim
old eski eski
one bir bir
onion soğan soan
other diğer, başka dier, baška
ox öküz öküz
person kişi kiši
pig domuz domuz
place yer yer
rabbit, hare tavşan tavšan
rain yağmur yāmur
red kızıl, kırmızı kïzïl, kïrmïzï
reindeer ren geyiği ren geyii
right (side) sağ
river ırmak, nehir ïrmak, nehir
road, path, way yol yol
root kök kök
rope ip, halat ip, halat
rotten çürük čürük
round yuvarlak, toparlak yuvarlak, toparlak
saddle sele, eyer sele, eyer
salt tuz tuz
sand kum kum
Saturday cumartesi  ǰumartesi
sea deniz deniz
seed tohum tohum
self öz, kendi öz, kendi
September eylül eylül
seven yedi yedi
seventy yetmiş yetmiš
sharp (as a knife) keskin keskin
sheep koyun koyun
shirt gömlek gömlek
short kısa kïsa
shoulder omuz omuz
silver gümüş gümüš
six altı altï
sixty altmış altmïš
skin deri, ten deri, ten
sky gök, gökyüzü gök, gökyüzü
small, little küçük küčük
smoke duman duman
smooth pürüzsüz, düzgün pürüzsüz, düzgün
snake yılan yïlan
snow kar kar
soft yumuşak yumušak
some biraz, birkaç, bazı biraz, birkač, bazï
son oğul oul
south güney güney
spring (season) bahar bahar
squirrel sincap sinǰap
stallion aygır aygïr
star yıldız yïldïz
stick çubuk, değnek, çıta čubuk, dēnek, čita
stirrup üzengi üzengi
stomach, belly karın, göbek karïn, göbek
stone, rock taş taš
straight düz, düzgün, doğru düz, düzgün, dōru
summer yaz yaz
sun güneş güneš
Sunday pazar pazar
tail kuyruk kuyruk
tall uzun, yüksek uzun, yüksek
ten on on
ten thousand tümen tümen
that şu, o šu, o
there şurada, orada šurada, orada
there is var var
there is not yoq yoq
they onlar onlar
thick kalın kalïn
thin ince inǰe
thirty otuz otuz
this bu bu
thousand bin bin
three üç üč
throat boğaz boaz
Thursday perşembe  peršembe
tiger kaplan kaplan
to ask sor- sor-
to be ol- ol-
to be born doğ- dō-
to bite ısır- ïsïr-
to blow üfle- üfle-
to breathe soluk al-, solu-, nefes al- soluk al-, solu-, nefes al-
to burn (intr.) yan- yan-
to close kapat- kapat-
to come gel- gel-
to count say- say-
to cry, weep ağla- āla-
to cut kes- kes-
to die öl- öl-
to dig kaz- kaz-
to drink iç- ič-
to eat ye- ye-
to fall düş- düš-
to fear, be afraid kork- kork-
to fight dövüş-, kavga et- dövüš-, kavga et-
to find bul- bul-
to float yüz- yüz-
to flow ak- ak-
to fly uç- uč-
to freeze don- don-
to give ver- ver-
to go git- git-
to hear duy- duy-
to hit vur- vur-
to hold tut- tut-
to hunt avla- avla-
to jump sıçra- sïčra-
to kill öldür- öldür-
to know bil- bil-
to laugh gül- gül-
to learn öğren- ȫren-
to lie (as in a bed) yat-, uzan- yat-, uzan-
to live yaşa- yaša-
to open aç- ač-
to play oyna- oyna-
to pull çek- ček-
to push it- it-
to read oku- oku-
to rub sür-, sürt-, uğ- sür-, sürt-, ū-
to run koş- koš-
to say de-, söyle- de-, söyle-
to scratch kazı-, tırmala- kazï-, tïrmala-
to see gör- gör-
to sew dik- dik-
to sing şark söyle- šark söyle-
to sit otur- otur-
to sleep uyu- uyu-
to smell kokla- kokla-
to spit tükür- tükür-
to split yar-, ayır- yar-, ayïr-
to squeeze sık- sïk-
to stab bıçakla- bïčakla-
to stand kalk-, dikil-, dur- kalk-, dikil-, dur-
to stay kal- kal-
to suck em- em-
to swell şiş- šiš-
to swim yüz- yüz-
to take al- al-
to think düşün- düšün-
to throw at- at-
to tie bağla- bāla-
to turn (intransitive) dön- dön-
to vomit kus- kus-
to walk yürü- yürü-
to wash yıka-, yun- yïka-, yun-
to wipe sil- sil-
to write yaz- yaz-
today bugün bugün
tomorrow yarın yarïn
tongue (organ) dil dil
tooth diş diš
tree ağaç aač
Tuesday salı  salï
twenty yirmi yirmi
two iki iki
very çok čok
warm sıcak, ılık sïǰak, ïlïk
water su su
we biz biz
Wednesday çarşamba  čaršamba
west batı batï
wet ıslak ïslak
what ne ne
wheat buğday būday
when ne zaman ne zaman
where nerede nerede
which hangi hangi
white beyaz, ak beyaz, ak
who kim kim
why niye, niçin, neden niye, ničin, neden
wide geniş geniš
wife karı karï
wind yel, rüzgâr yel, rüzgʼar
wing kanat kanat
winter kış kïš
with ile ile
wolf kurt kurt
woman kadın kadïn
wool yün yün
word söz söz
worm solucan, kurt soluǰan, kurt
year yıl yïl
yellow sarı sarï
yesterday dün dün
you (plural) siz siz
you (singular) sen sen
zero sıfır sïfïr
380 forms returned.

Click table headers to sort.



Compare Languages